Yalan Dünyanın Yalan Çocukları
Bu Blogda Ara
3 Mayıs 2012 Perşembe
Zamanın zamansızlığı ve yarattığı belkiler
8 Nisan 2012 Pazar
Kafamdaki Sözler
10 Haziran 2011 Cuma
23 Mayıs 2011 Pazartesi
Türk Halkına Açık Mektup
Sevgili Türkiye,
Öncelikle son olaylardan da esinlenerek sizlere seslenmek istiyorum Futbola gönül vermiş taraftar adı altında dolaşan insanlar.Sizler her ne kadar maça gitmenin stres azaltan bir şey olduğunu ve orada deşarj olduğunuzu düşünseniz de ne yazık ki bu doğru değil. Ayrıca anlamıyorum, bir takım tutmanın size sağladığı yarar nedir? Eğer Türkiye'de futbol olmasaydı bu kadar boş genç ne yapacaktı diye düşündünüz mü hiç? Kendileri için belki de yararlı bir şeyler yapacaklardı..
Son dönemde Futbola "ırkçılığın biraz daha gelişmiş göze batmayan hali" şeklinde bakmaya başladım..Aslında bu tam olarak futbolda değil neredeyse tüm sporlarda var (Bkz : Buz Hokey'i taraftar ve saha içi kavgalar) ancak Türkiye'de en gelişmiş en fazla taraftara sahip spor Futbol. Eğer bir takımın taraftarı başka bir takımın taraftarını sadece tuttuğu takım yüzünden öldürüyor,dövüyor veya rencide ediyorsa bu ırkçılığın değişik bir çeşidi değil midir? Sadece keyif için oynanıp izlenmesi gereken bir şeyin insanları birbirine düşürmesi doğru mudur?
Dün Fenerbahçe maçından sonra Bostanlı'dan Mavişehir'e yürüyerek döndüm..Gördüğüm manzara aslında beklediğimden pek farksız değildi. Devamlı korna çalarak gezen, arabalardan dışarı sarkan, çığlık çığlığa bağıran ancak takımları şampiyon olduğu için ellerine herhangi bir şey geçmediğini anlayamayan insan topluluğu. Hatta motorla geçen iki şahıs "sen neden sevinmiyon lan *mına koduum" şeklinde bir çıkışma sergiledi şahsıma. "S*ktir lan" demekte buldum çareyi.Hiçbir takıma halkın para vermekten başka bir etkisi yok. Ürettikleri ürünleri alıp para kazandırdığınız bu takımlar şampiyon olunca sizlere geri herhangi bir şey vermiyor. Yaya şeridine bu stadlarda kullanılan ve duman çıkaran meşalelerden atmak "kutlama" adı altında ne yazık ki geçmiyor. Trafiğin ortasında arabaları durdurarak çığlık çığlığa bağırmak gerçekten de hiç zekice durmuyor.
Eğer Futbola bu kadar önem veriyorsanız taraftar olarak o zaman takımınızın "güçlenmesinin" tek çözümünün milyar dolarlar verip alınan yabancı futbolcular değil, Türkiye'den çıkacak olan alt yapıdaki oyuncular da olduğunu unutmayın. Türk Milletinin Futbolda kendini gösterdiği tek yer Dünya Kupası ve ne yazık ki oraya koyulan futbolcular da git gide azalıyor.%70'i yabancı bir Türk Liginde şampiyon olan takımınız için sevinecekseniz de Türklüğünüzden vazgeçip yabancılar gibi medeni bir sevinme içersine girin.
Ama bu hep böyle değil mi? Bütün bir hayatı boyunca her şeyden dert yanan,benzindeki zammı protesto eden, yol yapımındaki gürültülerden şikayetçi olan,her kutlama veya silah atılan düğün sonrası "bir daha olmasın bu çok kötü bir şey" diye bas bas bağıran insan kitlesinin her saçma olayda tekrar başa sarması ne kadar da ironik bir şey değil mi? Zamanında bindiğim bir taksinin şöförü bana " yanlış anlamazsan bir söz vardır onu söylemek isterim. Din ve Futbol halkın afyonudur." demişti.Haklıydı da. İnsanların özellikle de kendini taraftarlığa hatta holiganlığa adamış, gelecek hakkında hiçbir beklentisi olmayan gençlerin, bu geleceklerini ellerinden kimin aldığını öğrenmektense gidip bu sinirlerini ve belki de başka olaylara,kişilere duydukları nefretlerini maçlarda karşı tarafın taraftarından çıkarmaları kaçınılmaz oluyor. Her şey öncelikle ailede sonra da ailelerden ve bireylerden oluşan toplumda başlıyor.
Uyurken sayıklayan bir milletiz. Her şeyin gözümüzün önünde olmasına rağmen hala gözlerini elleriyle kapatanların büyük bir çoğunlukta olmasıdır her şeyin nedeni. Görse de ses çıkarmayan, sesi çıkmayan bir millet haline geldik. Ama bunu bize kimse yapmadı, biz kendimize yaptık. Zaten bunların hepsi bildiğiniz şeyler. Zenginler daha zengin, fakirler daha fakir, namussuzlar daha da aç ve namuslular da sadece numara yapan namussuzlar. Din,Müslümanlık yalanları altına sığınarak insanların ceplerinde ve ellerinde ne varsa alan, insanları kullanan bu insanların da aslında kukla olması en alt tabakayı ne yapıyor?
Din'e hala inananların olmasına ilginç bir şekilde şaşıyorum.Mantıklı bir biçimde oturup okuyup her şekilde inceleyip hiçbir mantık hatası bulmamak biraz gözü kapalı inanmaya girmiyor mu?21 Mayıs 2011 fiyaskosu sonrası İncil büyük bir darbe daha yedi. Adamın biri tüm aile serveti ve diğer insanların bağışları olan 140.000 doları radyodan "kıyamet günü" anonsu yaptırmak için harcamış. Sonrasında "ben İncilin dediğini yaptım sadece" diyerek salaklığını daha da büyük bir salaklıkla örtmeye çalışması da bir bakıma eğlenceli.. Hatta buyrun izleyin http://www.youtube.com/watch?v=tsN50hB8x_M&feature=player_embedded Müslümanlığa kimse kıl kondurmuyor. İşin kötü yanı öldükten sonra "bakın biz haklıydık" diyerek bunu inananların yüzüne vuramayacak olmamız. Her olay için duaya koşan sevgili halkımıza en son bir bakanın "katlı otoparklar yıkılır inşallah" diye ettiği dua eklendi. Muhteşem bir toplum olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz.
Din özellikle son zamanlarda çok fazla silah niyetine kullanılmaya başlandı. Eskiden sadece toplumu baskı altında tutmak ve gelişimlerini engellemek adına kullanılan "din" artık kitle imha silahı olarak bile kullanılabiliyor (Bkz: İsrail - Filistin). Ancak iş Ateist'lere gelince her din bir anda birlik olabiliyor. Bill O'Reilly isimli Amerikan televizyonlarında uzun zamandır program yapan şahsın "American Atheists" adlı bir grubun başkanı ile yaptığı konuşmanın ne kadar saçma olduğuna dikkat ettiniz mi hiç? http://www.youtube.com/watch?v=2BCipg71LbI izlemeyenler için buyrun. Eğer izlediyseniz farkına varacaksınızdır ki Dave Silverman'ın söylediklerinin mantıklı oluşu karşısında kendisine söz hakkı bile tanımayan bu adam kesinlikle çok güzel bir biçimde "dindar" kavramını açıklamaktadır. Kendi düşünceleri dışında hiçbir şekilde başka bir düşünceye beyinlerinde yer olmayan ve açık fikirliliğe "günah" gözüyle bakan bu gözü karartılmış insanlar sadece Türkiye'nin değil Dünya'nın gelişmesine de engel oluyorlar.
Türkiye'yi artık kurtarmanın bir yolu var mı bilmiyorum. Herkesin başka bir ülkeyi model olarak aldığı, düşünce yapısının artık bizden çıktığı ve bizi yönetenlerin başkaları tarafından yönetildiği bu ülkenin sadece adı Türkiye artık. Bunca zamandır Kürt'lerle beraber yaşarken bir anda dürtülerek "şş sizin neden televizyonunuz olmasın, neden diliniz okullarda gösterilmesin" şeklinde provokasyonlarla kendi küçük devletlerini başka isimlerde kurmaya çalışıyorlar.PKK denilen Amerika tarafından büyük bir şekilde desteklenen bir terör örgütü ile savaş içerisindeyiz. Devletin kolundan tutup zorla askere aldığı gençleri dağlarda şehit eden bu insanları "Kürt Açılımı" adı altında kırmızı halı ile karşılamak mantıklı mıdır?İnsanların zorla damarına basarak onları toplumsal olaylardan uzaklaştırmak nasıl bir düşüncedir? Gerçekten de görevini yapmaya çalışan bir Polis memuruna "milletvekilliğine" sığınarak tokat atmak sadece milletvekilliğine değil insanlığa sığmaz.Dokunulmazlık kalkanı altında binlerce suç işleyen bu milletvekilleri aldıkları bu ünvanı haketmiyorlar. Tatile çıkan memurlara maaş verilmediği halde Meclisi tatile çıkarmalarına rağmen tam maaş alan bu aç gözlü insanlar açın halinden nasıl anlayabilir ki?
Ben Türk olduğum için gururluyum ve Atatürk'ün dediği gibi ilim Çinde bile olsa gidip alırım gerekirse. Batılaşma sürecini "Dinden çıkış" olarak algılayan sevgili geri kafalı insanlara sesleniyorum, zamanında şeytanın icadı dediğiniz televizyonun kölesisiniz hepiniz. Bir dediğiniz bir dediğinizi tutmuyor. Sabah namazını kılıp akşama rakı içip karısını döven biri olarak yaşayan birer ironisiniz hepiniz. Ama suç sizde mi? Hepimizin Adem ve Havva'dan geldiğine inanmışsınız. Adem yaratılmış ilk.Yani Erkek! Sonra bir kaburgasından Havva yaratılmış. Erkek hep üstte tutulmuş, Kadın hep aşağılanmış. Peki neden? Erkekler gerçekten de her daim mükkemmel yaratıklar mı? Madem öyleyiz neden 2 meme görünce tekrar evrilmemiş halimize dönüyoruz?
"Hey bakın sizi ben yarattım, al hatta cennete de koydum ama sakın oradaki ağaçtan elma yemeyin." Şu cümledeki hataları gösterecek var mı?Eşcinselleri dışlayan bir toplum tam da Allah/Tanrı'nın istediği gibi midir? Bu insanlara hasta gibi davranmak dininizce caiz midir? Hani Tanrı/Allah'ın yarattığı her şey güzeldi? Farkında olmadan yaratılıyor önceden planlanmış bir hayatı yaşıyor ve sonunda nasıl yaşayıp yaşamadığına göre "Cennet'e" veya "Cehennem'e" yollanıyorsun..E yaratma o zaman? Eğer nereye göndereceğini zaten biliyorsan gönderme? Ayrıca kimse de gelip bana "seçme şansı veriyor ama" demesin. Seçme şansı verse bile senin neyi seçeceğini bilmiyor mu? Bile bile neden seni yaratıp cehenneme göndersin arkadaşım? Ayrıca iyi bir insan bile olsan ona inanmayınca da direk cehenneme gidiyorsun..Ego'ya bak..vay vay vay.. Hayvanların ruhu yokmuş. Onlara cennet ve cehennemde yer olmuyormuş..Hmm..Aşırı mantık kaybınan ölmesi gerekirken hala nasıl hayatta bu gerçekten şaşkınlık içerisindeyim..
12 Haziran'da seçim var ve Parti liderleri birbirine bok atmaktan başka hiçbir şey yapmıyor. Ama sonuçta insanların istediği de bu. Televizyonda gördükleri reality showlar olsun, diziler olsun hepsinde bir diğerine bok atan hep popüler hep üstte. Tamamiyle bir senaryoya bağlı olan ve rol yeteneği düşük insanlarca gerçekleştirilen reality showlar şu an bu liderlerin yaptığı şeye aynen benzemiyor mu?
İşsizlik mi var,Halk aç mı,Polisin uyguladığı bu orantısız güç ne olacak,Dış borç nereye gidiyor,Çiftçinin hali nedir,İç borç 20 ye nasıl katlandı,özelleştirilen yerlerden gelen para nerde? şeklindeki soruların hiçbiri meydanlarda konuşulmuyor. Ergenekon dediler,Ordu'nun %70'ini içeri tıktılar.Çoğu da haklı sebeplerden girdi.Ona lafım yok. Ancak bu Ergenekonu bu kadar halkın gözü önünde yapmaya ne gerek vardı? Ben söyleyeyim ne gerek olduğunu; kendisine karşı gelen insanların bir açığını yakaladığında gözünün yaşına bile bakmadı. Soğuk kanlı bir katil gibi avına kitlendi ve önüne çıkan engelleri bir bir yok etti. Bir ara bir Deniz Feneri araştırması vardı hatırlayan var mı? Hani dini olaylarla insanları dolandıranlar. Erdoğan da işin içindeydi. Ne oldu o dosyaya? Lafı geçti mi hiç? Hayır. Hatırlayan var mı? Evet. Soran var mı? Hayır.
Baş örtüsüyle üniversitelere girilmez dendi. "Ananı da al git" dediği çiftçiye az bile olsa sempati duymayan bu adam neden bir anda baş örtüsünü bu kadar savundu? Onlar neden anasını alıp gitmediler? Çünkü bu Türk halkında büyük bir yüzde idi. Eğer bunu medyaya sunarsa bu yeme herkes gelecek ve onun kafası daha da rahat olacaktı. İlk zamanlar böyle küçük yemlerle falan giderken en sonunda medyanın da hakimi oldu. Karşısında duran rakibine saçma sebeplerden cezalar kestirdi. Şimdi de İnternetimizi kesecek. İnsanların fikirlerini özgürce yazabildiği, araştırma yapabildiği bu sonsuz okyanusu küçük bir dereye dönüştürmek ne kadar zekice bir şeydir? Toplum ayaklansa, insanlar bu konuya karşı çıksa da "orantılı güç" kullanan polisler tarafından dövülerek davalarından vazgeçmeleri söyleniyor. YGS'de göz göre göre yapılan hatalar diğer sınavlardaki sorumsuzluklar ve haksız yapılan atamalar halka mal edilirken buna karşı ayaklanan öğrencilere şiddetli bir şekilde sus dendi. "5000 öğrenciyse ben de kendi 10.000'imi çıkarırım karşılarına" diye bir liseli ağzıyla ve ilkokul mantığıyla hareket eden bu kişi bizim, evet hepimizin Başbakanı.
Şimdi ben bu kadar şey yazdım ancak bu ne bir yerde yayınlanacak, ne bir insanı aydınlatacak..Zira bunu okuyan sizler zaten bunları bilen insanlar olacaksınız. Ha bir mucize olur da bu not bir çok kişi tarafından okunarak en azından 1 kişide bile fikir değişimine yol açarsa amacıma ulaştım demektir.Tabi bu tarz sitelerin ve insanların her daim devlet kontrolünde olduğunu düşünürsek bu bir şekilde okunur da beni yine bir şekilde kendilerine bir tehtid olarak görürlerse bakarsınız şansım yaver gider ve kaza süsüyle öldürülürüm. Eğer böyle bir şey olursa gazetelere bu yazıyı gönderin.Abarttığımın farkındayım ama sadece önlem alıyorum. Yollarda dikkatli giderim çok da ağır bir kaza yapmam.Araba çıkma ihtimali olan yerlerde beklerim.Bir şey olur da yok olursam birden bire o zaman da polis beni içeri almış demektir.peeh.Saçmaladım iyice.
18 Mayıs 2011 Çarşamba
Dizileştiremediklerimizden misiniz?
"öyle bir geçer zaman ki: duygusal porno. ali karakteri cezasız kaldıkça, türk toplumu ali'nin yaptıklarını "kadın sevmek, delikanlılık" bahanesiyle mazur görüp içselleştirecektir. ya iptal edilsin, ya da süresi 45 dk'ya çekilen dizilerden ilki olsun." şeklinde..Bunu görüp de hak vermemek elde bile değildi..Ben de altına bir yorum yazdım ve sizlerle paylaşmak istedim :
"Ondan öncesinde yıllardır hüküm süren ve "bakın bakın adam öldürüp hapse girince mafya babaları sizi yanlarına alıp takım elbiseler ve lüks arabalarla donatıyorlar ve uyuşturucu gerçekten çok güzel bir şey" gibisinden yalanlarla insanlara "biz devleti eleştiriyoruz,bu dizide anlatılanların altında yatan olaylar ve isimlere gönderme yapıyoruz" şeklinde bir bahaneyle hala yayını sürdürülen Kurtlar Vadisi adlı Bilim-Kurgu dizisinin komple kalkması lazım.
Türk toplumunun "Muhteşem Yüzyıl" adı altında yayınlanan Hürrem Sultan ve Kanuni Sultan Süleyman'ın aşk hikayesine dayandırılan ancak Dizinin senaryosunun tarihten ibaret olduğunun bilindiği bu diziyi her hafta "acaba bu hafta ne olacak? acaba Hürrem'in kaç çocuğu olacak" şeklindeki araştırmadan uzak beyinlerden oluştuğunu düşünürsek, Öyle Bir Geçer Zaman Ki de bunların bir yan etkisi olarak ortaya çıkış gösterebiliyor.
Yabancı ülkelerde yayınlanıp reyting rekorları kıran -ki bu genelde Amerika oluyor (hani %70'i gerizekalı olan toplum)- her türlü projeyi sadece para kazanmak adına topluma sunan bu zihniyeti besleyen insanlar oldukça bunların olması çok normal.
Türkiye'de kaliteli bir dizi yapılması zor..
Dizilerde kesinlikle olması gereken şeyler :
Dizi ne dizisi olursa olsun : insanların kendinden küçük görebileceği, zeka olarak onlara üstünlük sağlama adında onları tatmin edecek salak bir yetişkin veya olayları anlamayan ve rol yapmayı başaramayan bir çocuk
Duygusal dizi : Birbirine aşık ama kavuşamayan,birbirini seven ama söyleyemeyen,başkasıyla evli olup da aşk yaşayan insanların dramları ve hüzünleri. Bu iki seven arasına giren dizide kötü olarak gösterilen bir adam ve/veya kadın..Her bölüm sonu kesinlikle dizi izleyenlerine "şok" yaşatacak saçma bir olay..
Komedi adı altında saçmalayan diziler : Her daim espri yapmaya çalışan ancak başaramayan tipler, "catchphrase" kullanması için yaratılmış gerçek anlamda gerizekalı ve insanları hiçbir şey yapmadan güldüren insan modeli, duygusal çeşitli anlar..
Mafya/Suç dizileri : Sert görünüşlü olduğunu düşünüp rol yapmaya gereği kalmadığını farkeden ve sadece duran başrol oyuncuları, Saçma silah sahneleri, Çeşitli özlü sözler ve öğütler veren yaşlı bir amca, garip garip planlar, fuhuşturucular, aşk duygusallık ve yine insanları güldürmesi için konan bir/birkaç zavallı..
Zaten başka da dizi yapmıyoruz..Kısacası Türkiye'deki tvden pek bir şey beklememek lazım..Namusu için adam öldüren insanların izlediği Behlül ile Bihter (dizinin adını unuttum) çifti nasıl bu kadar ünlü oldu o zaman?Kadının kocasını aldatması nasıl böyle bir beğeniyle izlendi? Yani Türk toplumu her zaman için "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" düşüncesi ile ilerleyecek ve Behlül'ler Bihter'lerle iş pişirmeye,Ali'ler tecavüz etmeye,Polatlar helikopterden minigunlarla ateş etmeye, her kurşundan ve devletten kaçmaya, Muhteşem Yüzyıl insanları tarihten koparmaya ve Türk Televizyonu kalitesizleşmeye devam edecek.."
Umarım beğenirsiniz.
12 Şubat 2011 Cumartesi
13 Ağustos 2010 Cuma
Bir Dönemin Bitişi..as you call "ending of an era"
Her neyse..diyetisyenden çıktıktan sonra bir kahvaltı yapayım bir de nargile içeyim bir yandan da dün indirdiğim Toy story 3 ü izlerim diye düşündüm..oturdum kaffeye..başladım izlemeye..gayet eğlenceli geçen 1 saat 15 dakikadan sonra filmin üzücü sahneleri geldi..gözlerim doldu..ağlamak üzereydim..bir yandan kendimi tutuyorum bir yandan da izlemeye devam ediyorum..boğazımda düğümlendi resmen gözyaşlarım..belki de küçüklüğümden bu yana beni bu kadar eğlendiren bu " sahibine sağdık oyuncaklar"ın sonuna geldiği için miydi?neyse neydi bilmiyorum ancak feci derecede hüzünlendim yahu..en son sandımca sweeney todd'da ağlamıştım sonunda..başka da olabilir ağladığım emin değilim..
